Latest Entries »

Google Developer Day 2010

Dünyanın beş ülkesinde, farklı tarihlerde gerçekleştirilecek olan Google Developer Day 2010′un Tokyo ayağı için başvurular alınmaya başladı. Android, HTML5, Chrome, AppEngine, Google Web Toolkit gibi başlıklar üzerine sunumlar ve seminerlerden oluşan Google Developer Day aşağıda verilen tarihlerde ve yerlerde gerçekleştirilecektir.

28 Eylül, Tokyo, Japonya

29 Ekim, Sao Paulo, Brezilya

9 Kasım, Münih, Almanya

12 Kasım, Moskova, Rusya

16 Kasım, Prag, Çek Cumhuriyeti

http://www.google.com/events/developerday/2010/

WordPress

Blogspot’un basit bir .doc dosyasını bile upload etmeye izin vermemesi, ufak kod parçalarını mevcut HTML ve CSSler ile karışmadan düzgün bir biçimde yayınlayabilme ihtiyacı derken Blogspot yavaş yavaş vaadesini doldurmaya başlamıştı benim için.

Tam bu esnada bir kişi çıkageldi, seni WordPress’e geçiriyoruz dedi. Mevcut emrecangecer.com.tr domainini yönlendirmem gereken DNS adreslerini verdi, göz açıp kapayıncaya kadar WordPress’i kendi hostuna kurup, anahtar teslimi yaptı. Bir anda Blogspot’tan WordPress’e geçmiştim :)

Elbette oradan buraya mesaj taşımak uğratırdı biraz, hala Blogspot’un eksikliklerinden ötürü, zamanında kod yayınladığım mesajları taşıyamadım dizayn bozuklukları içeriyor diye.

Ha bir de taşıdığım mesajların çoğunun altına “Yazım Tarihi:” diye not düştüm, bir ara onları silip veritabanından mesajların yollanma tarihlerini orjinali ile güncelleyeceğim. :)

WordPress’e geçmeye beni motive eden ve siteyi tam takır kuru bakır biçimde bana hazır eden Onur Çakıroğlu‘na teşekkürlerimi sunuyorum.

Her Gün 1 Yeni İYTELİ

Aslında olay internet üzerinde İYTE’ye yönelik geyik gruplar kurma girişimleri ile başladı.

Tuttu Furuttu

Tuttu Furuttu

Bir avuç İYTElinin, şebelek resim ve video paylaşımlarını bu isim altında yapmasına yönelikti. Amaçsızca Latif Doğanlar, Resul Balaylar paylaşılan, dandik bir yer grup işte. Hala aktiftir grup fakat biraz boşladık oraları.

İYTE Fight ClubİYTE Fight Club

“Lütfen öncelikle Fight Club izleyiniz. İzlediyseniz, bir daha izleyiniz. Sonra İYTE hakkında düşü n celerinizi kafanızda canlandırınız. Sesli söylemenize gerek yok. Olumlu düşünceler sizin olsun, ama yumruk atmak, boğası gelmek, şöyle iki sille çaksam da rahatlasam şeklinde gelişen ve atamadığınız fazla enerji ihtiyacınızı gelin bu grupta karşılayın. Dövüş listesi periyodik olarak duyurulacaktır. Facebook’u olan hocalarınızı davet edebilirsiniz.”

İşi dövüşe vardıramadık belki ama yakın zamanda verilmeye başlayan Capoeira eğitimleri ile grubun mantığını biraz olsun devam ettirebildik. Fakat İYTElinin psikolojisi ve grubun üye sayısı göz önüne alındığında bu grupta dövüşleri başlatsak katılım olur. Hala projelerimiz arasındadır Fight Club’ı reel anlamda harekete geçirmek.

İYTE MilliyetçiliğiİYTE Milliyetçiliği
2009-2010 Bahar Şenlikleri’nde İYTE’ye gelen Redd grubunun İYTEli üzerinde bıraktığı etki, bir iki Redd hayranının İYTEli öğrencilere yönelik söylediği ileri geri sözler derken, kendi içimizde her ne kadar İYTE’ye sövecek milyon tane sebep bulurken, dışarıdan gelen eleştirilere karşı İYTE’nin bir bütünlük oluşturduğu ve “tek” olarak İYTE müdafaası yaptığı görüldü. Milliyetçi duygularımız kabardı ve böyle bir grup çıktı ortaya, mizahı da elden bırakmadan. Bir vatanın özelliklerine sahip olabileceğinin altı çizildi ve hala çiziliyor. ( iİi – Dünya İYTEli Olsun sloganlarıyla donatıldı sayfa)


Her Gün 1 Yeni İYTELİHer Gün 1 Yeni İYTELİ
İYTE Milliyetçiliği’ne içerikler oluşturulurken grubun ismini görüp de beğenen kişiler, tanımadıkları kişilerin tanıtıldığını görüyorlardı. Bugün 1. sınıfta olan kendi halinde bir İYTEli, bu zamana kadar okulda bölümsel ya da okulsal çapta bilinen, tanınan kişileri görüyorlar ama “kim abi bu kişiler” diyorlardı. Dedik ki tanıtalım İYTElileri, “İYTEli atalarını tanıyor” yorumu geldi bir fotonun altına. İYTE’nin eskisi ile yenisini birleştirmekte katkısı oluyor sanırım sayfanın. Bu sayfanın fikir babası olan Emre Şahin‘e burdan bir kez daha tebriklerimi ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Sayfanın çalışma mantığı basit;
- Tanıtılacak kişi hakkındaki genel, çok detaya girmeden oluşturulmuş bir tanıtım metni ile bir adet eli yüzü düzgün bir fotoyu dunyaiyteliolsun @ gmail . com adresine gönderiyorsunuz.
- Tanıtım yayınlandığında yazıyı yazan kişi fotodaki şahsı tagliyor.

Tüm İYTE Milliyetçileri’nin tanıtımlarını sayfaya bekliyoruz :)

Geçenlerde indirdiğim, kurup oynamak istediğim fakat oyunu çalıştırdığımda karşıma “MSS DLL dosyası Windows ya da Windows – System klasörü içerisinde bulunmakta. Bu dosya uygulama klasöründe yer almalıdır” gibi bir hata çıkaran bir oyun bu. Çözümünü yeni yeni araştırıyorum ve biraz uğraştırsa da sonunda kurulumdaki çözümü buldum.

Yapmanız gereken;

“C:\Program Files\Activision\Vampire – Bloodlines\Bin\” klasöründeki herşeyi;
“C:\Program Files\Activision\Vampire – Bloodlines\” klasörüne taşımak / kopyalamak.

İyi oyunlar :)

Yazım Tarihi: 25 05 2010

MySQL’de Foreign Key atamaları – InnoDB, MyISAM

MySQL’i genelde phpMyAdmin üzerinden kullanıyorum. Basit veritabanı uygulamaları için zaten phpMyAdmin oldukça kullanışlı bir arayüz oluşturmuş durumda. (Google Summer of Code’da verdikleri projelerden birine katılmayı da düşünmüştüm söylemesi ayıp :) ) Fakat yarattığım tablolarda yabancı anahtar eklemesi yapamadığımı farkettim ve sebebini araştırdığımda kullandığım tablolardaki depolama motorunun -MyISAM- ilişkisel veritabanını desteklemediğini farkettim.

Çözüm ise tablolarda kullanılan depolama motorunu MyISAM’dan InnoDB’ye geçirmek.

Kısaca bu iki motordan bahsetmekte fayda var.

Depolama motoru nedir?
Storage engine olarak da bilinen kavram, belirli bir veritabanı tablosundan bilgi çekmeyi, tabloda bilgi saklamayı, tablodaki bilgiyi kontrol etmeyi sağlar.

MyISAM
- MySQL’in standart depolama motoru.
- MyISAM türünde tanımlı tablolar, fiziksel diskin üç ayrı konumunda tutulur: Tablo formatı/yapısı bir yerde, tablodaki veri başka bir yerde, indeksler başka bir yerde.
- Tablo başına 64 indeks yaratılabilir.
- Text / Blob alanları tamamen indekslidir.

Detaylı bilgi için buraya tıklayınız.

InnoDB
- En temel özelliği veritabanındak işlem güvenliğinin sağlanmasıdır.
- Tablo ve satır kilitleri konmuş, aynı anda aynı satıra ulaşıp UPDATE / DELETE gibi işlemler yapmak isteyen iki ayrı kullanıcıyı mağdur bırakmayacak bir sistem olarak tasarlanmıştır.
- Bu başlığı da açmamın sebebi zaten; FOREIGN KEY kullanımının da sağlanmasıyla birlikte ilişkisel veritabanı modeline geçilmiştir.

Galibi olan bir karşılaştırma değil fakat nette yaptığım ufak çaplı araştırmada, kritere göre seçilebilecek depolama motoru aşağıdaki gibidir:

- Tabloda yoğun halde INSERT / UPDATE / DELETE ve özellikle SELECT işlemi yapılacak: InnoDB
- Full-Text araması yapılacak: MyISAM
- İlişkisel veritabanı (Tablolar birbiri ile bağlantı halinde, Foreign Key kullanımları mevcut) kullanılacak: InnoDB
- RAM ve disk alanı önemli bir faktör: MyISAM
- Emin olunamadığında: MyISAM

Peki phpMyAdmin üzerinden nasıl Foreign Key ataması yapılır: Aşağıdaki 4 video oldukça güzel bir biçimde aşama aşama MyISAM -> InnoDB geçişini, Indeks yaratımını ve tabloları birbiri ile ilişkilendirmeyi anlatmakta:

phpMyAdmin Foreign Key Giriş

phpMyAdmin Foreign Key MyISAM – InnoDB
phpMyAdmin Foreign Key İndeksler
phpMyAdmin Foreign Key Yaratımı

Yazım Tarihi: 13 04 2010

Google Summer of Code [2010]

Artık uyuyabilirim sanırım. Yaklaşık 15 gün öncesinde Oğuz’un MSN’de yanıp sönen bir iletisiyle bu seneki Google Summer of Code’u yakaladım. “Hacı katılıyor musun?”

Bir yığın firmanın bir dünya fikri ve projesi; GNU’dan Mozilla’ya, Facebook’tan WordPress’e irili ufaklı pekçok açık kaynak kod üreticisinin öğrencilerle bir araya geldiği, üç aylık yaz dönemi boyunca programa kabul edilen öğrencilerin, kendilerine atanan bir mentor ile online olarak birlikte çalıştığı bir program Google Summer of Code. Programa kabul edilen öğrencilerin ve mentorluk yapan kişilerin GSOC boyunca ücret almaları da açık kaynak camiasını galeyana getiren bir durum elbetteki.

Yazın boş durmayı istemeyen ben, “katılıyorum” dedim ve araştırmalara başladık. Necati de bir diğer koldan…

Gözüm korktu insanların yolladığı öneri dökümanlarını (proposal) gördüğümde. Her şey detaylı olarak inceleniyor, firmaların e-posta listelerinde ferman gibi soru & cevaplar dönüyor.

Niyetim en az 5 ayrı firmanın projesine öneri sunmaktı fakat vize haftası, kıldı yündü derken 2. öneriyi az önce yollayabildim.

Bakalım, Amerikan saatiyle 7.00 PM’de projelere yollanan önerilerin süresi doluyor. Ak g.t, kara g.t ise 26 Nisan’da belli olacak.

Madem ki açık kaynak takılıyoruz: yazdığım öneriler aşağıdadır:

Organizasyon: TYPO3 Association
Başlık: Next Generation List Module
Öneri: http://socghop.appspot.com/gsoc/student_proposal/show/google/gsoc2010/ceruwine/t127079956681

————————————–

Organizasyon: GenMAPP, Cytoscape, WikiPathways & Reactome
Başlık: Improve the PathVisio user interface
Öneri: http://socghop.appspot.com/gsoc/student_proposal/private/google/gsoc2010/ceruwine/t127082767832

Keşke harcanan vakte değse…

Facebook Connect

Facebook Connect LogoNedir Facebook Connect?
Bilindiği üzere Facebook, kullanıcısı hakkında pekçok bilgi toplayıp, çeşitli uygulamalar çerçevesinde bu bilgileri kullanıp ve yayımlayarak (ilişki durumu, konum bilgisi, favori kitaplar vs) sosyal bir paylaşım sitesi haline geldi.

Son kullanıcının şu şekilde bir mantık yürüteceği olasılığını yüksek bulan Facebook: “Madem ki kişi bizim sitemiz üzerinde bilgilerini bu denli paylaşıyor, farklı sitelere de bu bilgilerden yararlanma imkanı sunarak; hem kendi ismimizi duyuralım, hem de kullanıcının kendisi hakkında birden fazla noktaya bilgi girmesinin önüne geçerek kullanıcı gizliliğini destekleyelim”

Bu mantıkla yola çıkan Facebook, site üzerinde yapılan eylemlerin farklı siteler üzerinde de yapılabilmesini sağlayan Facebook Connect’i geliştirdi. Nedir bu eylemler?

- Paylaşmak istediğiniz sayfaların altına gelen “Share” butonu,
- Facebook Fan Page’lere dış sitelerden hayran çekimi,
- Facebook üzerindeki videonun dış site üzerinde akışını (streaming) sağlamak,
- Facebook yorum (comment) mekanizması,
- Belki de en önemli özellik olan Facebook hesabı ile kullanıcı adı ve şifre gerektiren sitelere giriş
Facebook Developers | Facebook Connect

Facebook Connect’in en başarılı biçimde uygulandığı web sitelerine buradan ulaşabilirsiniz.

http://www.goldsteintech.com/facebook_connect/tutorial.php
Yukarıda bağlantı benim sıklıkla başvurduğum bir kaynak oldu. Yararlanmakta fayda var.

Detaylı Türkçe bir tanıtım hazırlamayı düşünüyorum lakin WordPress’e (Evet böyle bir plan var) geçtikten sonra, burada kod yayınlamak işkence…

- Bir bloğa 8 dakikada Facebook Connect eklemeyi anlatan bir video: http://www.facebook.com/video/video.php?v=630563174283
- Facebook, Facebook Connect grubu: http://www.facebook.com/connectnews
- Facebook Connect tanıtım, örnekleme videoları: http://wiki.developers.facebook.com/index.php/Facebook_Connect_Video_Tutorials

Yazım Tarihi: 03 04 2010

Marx’ın Dönüşü

Uzunca bir aradan sonra tiyatro… Epeyce uzun bir ara hem de. Bugün daha “insan neler neler kaçırıyor” dedim tiyatro öncesi. Volkan’a burdan bir kez daha teşekkürler, mükemmel bir doğum günü hediyesi oldu bu. “Elimde iki bilet var, benim işler yoğun; sana armağanım olsun” dedi ve
Böyle bir hediyeye “işler yoğun be hacı” diyemedim ve gittik.

Metni bilinen bir oyun olduğundan spoiler derdim yok, ama Genco Erkal’ı ilk defa canlı seyretme fırsatı buldum. Oyunculuk, ses kısacası sahne performansı zaten mükemmel. Bir buçuk saat Marx’ın dilinden konuştu, ailesini, eşi Jenny’i, kızlarını anlattı. Kapitalden, ne koşullarda yazıldığından bahsetti.”İsa’yı bekliyordu insanlık, ben geldim” dedi.

Zeitgeist izlediğimden zaten kafamda beni umutsuzluğa düşüren “kapitalizmin insanı ahlak kuralları çerçevesinin dışında para kazanmaya ittiği”ni vurguladı. “Önceden mal alınıp satılırdı, şimdi ise ne şey satılabilir, değer biçilebilir hale geldi. Edebiyat, müzik, resim; sanat para oldu, sanat!” dedi. Günümüz Türkiyesi’ne de kendi çerçevesinde ufak dokundurmalar yaptı, ayakta alkışlandı ve sahneden ayrıldı.

Gayet güzel bir akşamdı vesselam.
İzmir Büyükşehir Belediyesi 28. Tiyatro günleri 10 Nisan’a kadar devam etmekte…

http://3.bp.blogspot.com/_e-F8stp24iY/S6f0vYGY3JI/AAAAAAAADfY/xtFX1k-wN94/s1600-h/28.+izmir+tiyatro+g%C3%BCnleri+program%C4%B1.jpg

Yazım Tarihi: 30 03 2009

Ünlüler Testi – Celebrity Quiz

Adres Gezgini bünyesinde bir süredir üzerinde çalıştığımız, tasarımını Elektronik & Haberleşme bölümü araştırma görevlilerinden Şükrü Ozan’ın oluşturduğu, diğer kodlama, veritabanı dizaynı gibi hususlarını benim hallettiğim “Ünlüler Testi – Celebrity Quiz” adındaki facebook uygulamamızı yayına aldık.

“Birçok yerli ve yabancı ünlünün resmini bakarak 4 şık içerisinden bu kişinin kim olduğunu bulmaya yarayan bu uygula çok zengin bir veri tabanına sahip. Veri tabanında yaklaşık binbeşyüz yerli ve 37 bin dünya çapında ünlünün bulunduğu uygulamaya yeni ünlüler ekleme çalışmalarımız da bir yandan devam etmektedir.

Uygulamada sorular zorluk seviyelerine göre sınıflandırıldılar. Sistem zaman içerisinde verilen yanıtlara göre kendisini eğiterek soruların zorluk derecesini uygulamayı kullananların eğilimlerine ve bilgi düzeylerine göre otomatik olarak ayarlayacak.

Binlerce kişilik veritabanının oluşturulması sırasında elbette ufak tefek hatalar da oluştu ve bunların birçoğunu düzeltmemize rağmen bazılarının gözümüzden kaçtığına eminiz. Bu yüzden uygulamada bir “Geri Besleme” linki var ve kullanıcılar bu linki kullanarak kolaylıkla soru ile ilgili problemi bize bildirebiliyorlar.

Büyük oranda AJAX teknolojisi ile hazırlanan Ünlüler Testi’nde önerilere de açık olduğumuzu bilmenizi isteriz.

“Birkaç hafta sonra uygulamayı kullanan kişi sayısı belirli bir rakama eriştiğinde haftanın birincisine DVD film hediye edeceğiz. Yine önümüzdeki günlerde uygulamanın ingilizce arayüzünü de hazırlayacağız. Hadi bize kolay gelsin, sizelere de şimdiden iyi eğlenceler ve bol şans!”

http://sukruozan.blogspot.com/2010/03/unluler-testi-celebrity-quiz-yaynda.html
http://apps.facebook.com/celebrity-quiz/

Yazım Tarihi: 06 03 2010

Sevgililer Günü

Aslında kişisel herhangi bir şey tutmak istemiyordum blogda ama “Kişisel Web Sayfası” bağlamında bu yasağı bugünlük çiğneyeyim. Çiğneyeyim ki bloğa yazma, öğrendiğimi Türkçe içerik olarak insanların yararlanabilecekleri bir hale getirme hevesim geri gelsin. Epey olmuş buraya yazmayalı…

Garip bir gün şu sevgililer günü, yalnız geçirene daha da garip. Bugünde yalnız kalmaktan korkanlar da az değil hani. Günü alaya almak aslında en güzeli, St. Valentine’e küfretmek, sevgililer gününe yönelik hediyelik eşya satan yerlerin veya çiftlerin gidebileceği mekanların sahipleri tarafından icat edildiğini, St. Valentine’nin bir iş adamı, tüccar olduğu gibi klasikleşmiş spekülasyonları tekrar etmek günü kurtarıyor bir yerde. Ama ya sen bunu garipserken, gönlünce Valentine’e bok atarken milyonlarca çiftin de akıma kapılması?..

Dışarı çıkayım biraz seyredeyim dedim çiftleri. Üçkuyular iskelesinden başlayıp, Göztepe ve oradan Konak’a doğru sahil boyunca yürüdüm. Hava da tam sevdiğim türden. Ensende ya da suratında patlayan güneş yok ama yağmur da yok. Esinti az, deniz durgun. Bir sigara çıkarmak için ceplerimi yokladığımda cebimde fotoğraf makinemin olduğunu farkettim. Boş boş yürüyorsun, bari üç beş fotoğraf çek. Gemilerdir, martıdır, balıkçılardır vs. Yaptım. Paylaşılacak bir şey yok, ne iyi bir fotoğrafçıyım, ne de makinem bakmaya doyamayacağım fotolar sunuyor bana. Daha çok fotoğrafın altındaki tarihe bakarım zaten bundan bir iki ay sonra.

Ama gün sevgililer günü ve ben de öylesine dolaşıyorum. Aksiyon olsun diye biraz çiftlerin fotoğraflarını çekmek istedim. Ama bir sebebe ihtiyacım vardı. Uydurdum. “İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde okuyorum. Okulun Edebiyat Topluluğu olarak bir dergi çıkarmaktayız ve bu sayıda Sevgililer Günü konseptini işliyoruz. Dergide bugün için bir albüm oluşturacağız.”

Rastgele karşılaştığım, günü kendilerince anlamlandırmak istemiş, başbaşa vakit geçiren çiftlerin yanına gittim. Anlattım sebebimi, üç beş defa “hayır, teşekkürler” cevabı aldım. Sıktı tabi biraz durum. Bir de öğrenci kimliğimi göstererek deneyeyim dedim aynı şeyi başka çiftlerde. Bu sefer sonuç iyiydi; yaşlı, genç fotoğraf vermeye gönüllü çiftler bulabildim, red cevaplarının arasında.

Çiftlerden biri, fotoğrafın e-posta yoluyla kendilerine gönderilmesini talep etti, az önce yolladım. E-postamın altında da bu bloğun web adresi yazıyor, olaki ismini değil yalnızca simasını bildiğim çift bu yazıyı okurlarsa içleri rahat olsun; kişisel bir amaçla çekmeye başladığım fotoğraflar gerçekten de derginin bu sayısında yayınlanacak bir aksilik çıkmazsa. Gerekli sözleri aldım, gerekli yerlerden ;) Facebook, Twitter vs. gibi yerlerde de yayınlanmayacak.

Ben kendimi ne kadar iyi ifade edersem edeyim (ki iyi etmem pek), fotoğraf çektiren çiftlerin güvenlik sebebiyle, kötüye kullanılabilir düşüncesiyle hareket etmesi günümüz dünyasında gizliliğin önemini vurgulayan güzel bir nokta. Bu şahsen üzücü bir durum, saklanmak zorunda olmak. İnsanın bir eylemde bulunmak isterken güvenmeyi “zorunda kalmak” ile birlikte gerçekleştirmesi. Korkması. Korkmakta da haklılar. “Tanımadığın kişilerle konuşma” tembihleriyle büyüyen bir nesil var ortada ve günümüz dünyası… Sevmiyorum desem yeridir.

Bir diğer gözüme çarpan nokta ise, özellikle bazı çiftlerin güvenliği de geçtim, özellikle yanındaki kişi ile fotoğraf çektirmek istememesi. En azından tamamen dışarıdan bakan biri olarak bana böyle düşünmeye sebep olabilecek hareketlerde bulunması. Fotoğrafın kötüye kullanılma ihtimalini aklına getirmeyen bazı çiftler vardı ve sanki kaçak bir ilişki yaşıyormuşçasına utanarak hayır demeleri. Enteresan geldi, o günü kutlama yolunu seçiyorsan, kucağında sevgilinin aldığı bir gülle başbaşa Göztepe sahilinde oturuyorsan ve fotoğrafın kötüye kullanımından ziyade “biri görür” gibi bir sebepten dolayı fotoğraf çektirmiyorsan eğer sanırım biraz daha cesaret lazım sizlere. Ailesi baskıcıdır, belki gerçekten kaçaklardır vs. tonla sebep var elbette ama bir yerde de korkmamak gerekiyor bu güvensiz dünyada. Çok tartışasım yok bu konuyu. Özeli sonuçta. Bu paragrafı beğenmedim zaten.

Macerayı seven adamı oynadım bugün, güzeldi de. “Bir gün değil, her gün; anlam sende, günde değil ama işte bazen isim koymak faydalı oluyor” diyebileceğim bugünü başarılı bir biçimde atlatan tüm yalnızların ve tüm çiftlerin günü kutlu olsun.

Edebiyat’a teşekkürlerimle :)

Yazım Tarihi: 14 02 2010

Powered by WordPress | Theme: Motion by 85ideas.

Motivated, hosted and installed by Onur Çakıroğlu